Vinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo Slider

Beni Türk hekırlarına emanet ediniz

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 
Türkiye’deki evlerin yüzde 41.6’sında internet varmış. Bu sanki moderin ve teknolocik bir şey gibi algılanıyor. Müessir medeniyetler olayına girilmiş gibi hissettiriyor.Mesela bundan bir beş-on sene evvel çocuklarını bilgisayar başında gören anne babalar onlarla iftihar eder, çocukları sanki astronot olmuş gibi gerine gerine eşe dosta hava atar, {jcomments on}gerdanlarını iki kat ederek ve gözlerini kırpıştırarak (genizden gelen bir sesle) “Bizim çocuk da sabahlara kadar bilgisayar başında” derlerdi. Komşular da apartman merdivenlerinden vakur bir edayla çıkan bu bilgisayar dahisi çocuğa, sırtlarını duvara yapıştırarak saygıyla yol verir, kendi çocuklarına bir an önce bilgisayar almak için Arçelik bayilerine koşturur, taksitle ‘ev tipi’ bilgisayar alırlar, onlar da çocuklarını bilgisayara yönlendirirlerdi. Bu dahiler sabahlara kadar bilgisayar mastırından gözleri pörtler, yaptıkları destekleniyor diye başarıyı büyük bir suçluluk duygusuyla kabullenmek zorunda kalırlardı. Sonradan pek çoğu hiç değilse emlakçı dayısına bir web sitesi yapıp bir nebze de olsa ağır suçluluk duygusundan kurtulmak için kötü dizaynırlar oldular. Arada bir iki hekır da çıkardı ulusumuz. Bu büyük hek’leri alınlarının hekkiyle hek eden çocuklara milletimiz hiçbir zaman sinir olmamıştır. Büyük sermayelere yapılan saldırıyla, hele ki yoksul bir ailenin çocuğundan olduysa çok büyük iftihar etmişizdir. Mesela vizyon sahibi bir arkadaşım, hesabından 15 bin lira tokatlayan genç hekırımıza, memleketimizin bilgisayarcılığı gelişiyor diye “Helal olsun Türk evlatlarına, helali hoş olsun” diyerek gurur duymuştur.

Bu bağlamda oldukça anarşist bir milletiz.
Mesela evlerinde bilgisayar olmayan insanlara halkımız çok üzülüyor, eski leptoplar muhakkak
mesela evlerine temizliğe gelen hanımların çocuklarına hediye ediliyor. Her şey olabilir, evde yiyecek yemek olmayabilir, okul masraflarını aile ödemekte zorlanabilir, bunlar hayatın normalleridir ancak evde bir çocuğun bilgisayarı yoksa, bu acıya katlanamaz bizim zenginimiz. Derhal o bayanın çocuğuna bir bilgisayar alınır, okul bursundan çook daha büyük bir yardım edilmiş olur, Allah’ın dijital dünyasına bakan elli cigabayt kanatlı melekler de bu sevapları egzel dosyasına yazarlar.
Bir Şiir:
“Sokaklarda ellerinde leptop çantasıyla
Göre durduğumuz kırmızı yanaklı şişman,
pardesülü teyzeler ilk ve son kez
taşıyor olacaklar o çantaları.” (Oskır Vayld)
Artık teknolojik emperyalizmin müstahakı teknolojik anarşizmdir helbette sayın okur. Teknik donanımız zamanla daha da yerine oturuyor ancak içerikte hala zayıfız. Yani diyelim ki genç bir bilgisayar dahisi çocuğumuz bir hayvanlık yapacak, bunu nereye yapacağını bilemiyor çünkü bilgisi yok. Bilgilerimiz çok zayıf. Mesela Wikileaks Amerikan gizli istihbarat belgelerine ulaştı, kafasında tilki gezdirme uzmanı ABD eli kolu bağlı öylece duruyor, yandaş ülkelere ‘Allanaşkına bulursanız yakalayın’ diye yalvarıyor. Bizim hekır olabilecek kapasitedeki teknik kafa çocuklar taş çatlasın 2 bin lira maaşla büyük şirketlerde çalıştırılıyor, bu kapasitedeki çocuklara bir iki aplood ettiriliyor, egzelle muhasebelere kağıt bastırılıyor. Yaratıcılıkları iki bin lira maaşla köreltiliyor, kapasiteleri müdür, genel müdür, böyük patron, felan fıstıklarca arada bir önüne birkaç lokma takdir atılarak boyun büktürülüyor, dejenere ettiriliyor, güç yalakası yaptırılıyor.
Yani aslında hekırları hek eden, yine büyük sermaye sahibi patronlar. En güçlü yazılımları da ‘Kanaat ve korku.’
Dolayısıyla hek edilmekten korkmayınız; onlar çoktan sistem tarafından test edilip onaylanmış, arda kalanlar da porno ve çet başında beyinleri sulanmış.

Ayça ŞEN (Radikal)