Kadın ve Aile
Kullanıcı Oyu: 



/ 0
-
Kategori: Kadın & Aile
-
Yayınlanma: Pazar, 13 Haziran 2010 10:31
-
Administrator tarafından yazıldı.
-
Gösterim: 833
Modern dünyanın en büyük şikâyetlerinin başında ebeveynlerin çocukları ile kuramadığı iletişim gelmektedir. Neredeyse her anne-baba bu konudan yakınmakta, çocukları ile ilişki kuramadıklarından dem vurmaktadırlar.
{jcomments on}Oysa elli yıl öncesinde insanlığın böyle bir sorunun olmadığı, kuşak çatışması olarak tanımlanan ancak yeterince açıklanamayan bazı simgesel ifadelerin bu iletişimsizliğin yaşanmadığı bilinmektedir. Sosyologların ve psikologların üzerinde tartıştığı ancak sağlıklı bir aşamaya getiremediği bu iletişimsizliğin nedenlerinin irdelenmeye ihtiyaç duyduğu gün gibi ortadadır.
Geleneksel sosyal ilişki olarak ta tabir edilebilecek bu davranışlar manzumesi, teknolojik gelişmeler ile sanal olarak tanımlanan iletişim ile karıştırılmamalıdır. Sosyal ilişkiler en genel anlamıyla somut olma özelliği gösterir ve bu sosyal ilişkilerin biricik özelliğidir. Yani herhangi bir ilişki tarzı somutluk taşımadıkça sosyal ilişki olma özelliği göstermez. Buna basit bir örnek verecek olursak, sanal sosyal ilişki olarak tabir edilen bilgisayar tabanlı ilişkilerin süreklilik kazanamamasının en temel nedeni nedir? Grup oluşturulup bireyler arası kurulan ilişkilerin güncel boyutta hayat kazanması ile güneşe çıkmış kardan adam gibi eridiğini birçoğumuz biliriz. Bu örnek sosyal ilişkilerin somutluluk özelliğinin açıklanması için yeterli bir örnektir.
Sosyal ilişkilerin en önemli özelliklerinden biri var oluşunda belli bazı duygusal yetilere ihtiyaç duymasıdır. Fiziksel yakınlığın insanda uyandırdığı ve harekete geçirdiği bazı psikolojik semptomların sosyal hayatta ki karşılığı ya da iz düşümü sosyal ilişkilerin varlığını ortaya koyar. Bir telefon görüşmesinde insanların olağan dışı davranışlar sergiledikleri, sosyal ya da duygusal yakınlıklarına rağmen anlaşılmaz tepkilerde bulunmalarının temel nedeni budur.
Sosyal ilişki geliştiremeyenler için kullanılan “sosyal dışlanmışlık” durumu, teknolojik gelişmeler ile sağlanan modern iletişim araçlarında büyük insan kitlelerin tümden bu dışlanmışlık hissi yaşamalarına neden olmaktadır. Bu durum en basit anlamıyla sosyal ilişkilerin güncel yaşamdaki mevcut geriliğinin açıklaması olarak kabul edilmelidir.
Bugün özellikle modern dünyada psikiyatri kliniklerinde hasta sayısındaki artış ve bu hastaların yoğunluklu bir bölümün sosyal ilişkilerden kaynaklı sorunlar nedeniyle tedaviye ihtiyaç duyar hale gelmesi insanlığın sosyal ilişkilerde yaşadığı başarısızlığını göstermektedir.
Miting meydanlarında büyük insan kalabalıklarını ikna edebilen liderler, modern liderlere göre hedef grupları tarafından daha fazla kendilerine yakın görülmektedir. Ve aynı zamanda bu yığınlar bu liderlere daha gerçekçi gelebilmekte, duyulan sadakatleri daha yüksek seviyelerde seyretmektedir. Asya ve diğer az gelişmiş toplumlarda henüz insanların liderleri daha çok önemsemeleri, bir lidere daha çok ihtiyaç duymalarının altında yatan neden de budur. Bu insanlar diğer insanlara göre teknolojiyi daha az kullanmaktadırlar ve doğal olarak sosyal ilişkileri daha canlı ve sürekli bir şekilde yaşayabilmektedirler. Bu geri kalmış toplumların aile, arkadaşlık veya diğer sosyal ilişkileri içinde geçerlidir. Buradaki ilişkiler modern toplumların yaşadıklarından oldukça farklıdır... Devam edecek..