{jcomments on}
Kapitalizmin kendi iç çelişkilerinden doğan dinsel ve etnik çatışmalar; işsizlik, yoksulluk, açlık gibi birçok sorunu da birlikte getirmektedir.
Savaşlarda denenmek için kullanılan ve yerküreyi tehdit eden nükleer silahlar yüzünden kaynaklanan ölümlerin yanısıra, genetiği ile oynanmış gıdalara dayalı hastalıkların yayılmasına da neden olmaktadır.
İktidarların siyasi kullanım aracı ve de esiri olan medyanın insanlığı tehdit eden bu korkunç gidişatta seyirci kaldığı bir dünyada, kalıcı barışın geleceğini söylemek, kapitalizmi tamamen benimsemektir..
Yaşanan göçlerin asıl nedeni; sisteme olan güvensizliğin giderek artması, can güvenliğinin olmayışı, çocukların eğitimi ve sağlığıdır. Daha insanca bir yaşam özlemiyle dilinden, kültüründen ve ana toprağından uzak kalmak zorunda bırakılan toplumlar, dinsel ve etnik çatışmalara itilerek; yoksulluk, açlık ve salgın hastalıklarla başbaşa bıraktırılmıştır...
Bütün insani hakları ellerinden alınan ve giderek yoksullaştırılan ailelerin, çocukların kurtuluşu uğruna verdikleri onca mücadeleye rağmen, bugün dünya genelinde, 5-17 yaş arasında 200 milyondan (kız-erkek) fazla çocuk kötü koşullarda işçi olarak çalıştırılmaktadır. Gelişen toplumlarda 10 yaşındaki çocuklar, okula gidip, evlerinde, kreşlerde oyun oynarken onlar, tüm bu imkanlardan yoksun hertürlü alt hizmetlerde kötü muameleler görerek çalıştırılıyorlar.
Bütün bu yetmiyormuş, diğer yandan da ırk, din ve belli bir toplumsal gruptan oldukları için ve de siyasi düşünceler nedeniyle potansiyel suçlu ilan edilip zindanlara atılarak hertürlü zulmü ( psikolojik baskı, işkence, tecavüz vb...) görmektedirler. İnsanlık adına utanç verici olan bu durum, çocuklar üzerinde oynanan oyunun vahşet boyutunu açıkça göstermektedir.
Dünyanın bir çok yerinde milyonlarca çocuk savaş, işgal, açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.
Son yirmi yılda kapitalist paylaşım savaşlarına kurban edilen çocuk sayısı 1.5 milyon iken, 20 milyondan fazla çocuk; savaş, işgal, siyasi ve toplumsal baskılar nedeniyle ülkelerinden, yurtlarından, coğrafyalarından göç ettirilerek asimile edilmiş, toplumsal yaşamdan zorla koparılmıştır..
640 milyon çocuk evsiz, barksız kalırken, kalacak bir menzili dahi bulunmamaktadır. 500 milyon çocuk, yaşam koşullarının çok altında yaşamaktayken, 400 milyon çocuksa temiz sudan yoksun, salgın hastalıklar yüzünden yaşam mücadelesini vermektedir. Ve dünyada 90 milyon çocuğun ölümle burun buruna olduğunu; Sermaye, iktidar ve medya çok iyi biliyor!
Geleceğimizi tehdit eden bu süper güçler( Sernaye, iktidar ve medya ), insan yaşamını paraya dayandırarak nefes almayı imkansızlaşırdılar. Tamamen kendi kurallarına dayalı kurdukları bu sistemde yatırımlarını yine kendi gelecekleri için kullanıp, doğayla birlikte insanlığı da yokederek, sinsi bir şekilde suni savaşlar yaratmaya devam ediyorlar..