Vinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo Slider

Sanat ve Şiir

Attila Jozsef

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

Attila József, (11 Nisan 1905 - 3 Aralık 1937) Macar, toplumcu gerçekçi şair.
Budapeşte'de doğan Jozsef’in çocuklukluğu ve gençliği çok ağır şartlarda geçti. Fakir bir ailenin üç çocuğundan biriydi. Babası bir sabuncu, annesi ise hizmetçiydi. Jozsef üç yaşındayken babası evi terk etti. Annesinin de hastalanması üzerine Macar Çocuk Esirgeme Derneği tarafından Ocsöd köyüne evlatlık verildi. {jcomments on}Orada 7 yaşına kadar yaşadı. 14 yaşında annesini kaybetti.
Bu dönemle birlikte kendini okumaya ve yazmaya veren Jozsef'in ilk şiirleri yerel gazetelerde görünmeye başladı. 17 yaşında ilk şiir kitabı olan "Güzellik Dilencisi"ni yayınladı. Liseyi dışarıdan bitirerek, Üniversitede edebiyat ve felsefe derslerine devam etmeye başladı. İkinci şiir kitabı "Haykıran Ben Değilim" 20 yaşındayken yayınlandı. Kitapta yer alan bir şiir yüzünden okuldan uzaklaştırıldı. Önce Viyana Üniversitesi'ne, daha sonra Paris'te Sorbonne'a devam etti.

1930 yılında Macaristan Komünist Partisi'ne üye oldu. Ülkede faşizmin ağırlığını hissettirdiği dönemde parti çalışmalarında aktif olarak görev aldı. 1931'de ruhsal sorunlar yaşarken yayınlanan "Devir Gövdeyi, Ağlayıp Sızlanma" kitabı sakıncalı bulunarak hemen toplatıldı. 1932'de "Kenar Mahallede Gece" 1936'da "Çok Acıyor" adlı kitapları çıktı.

Sömürüyü ve ikiyüzlülüğü lanetleyen Jozsef, dünyanın insanileşmesi için büyük çaba sarfetti. Macar dilini ustaca kullanarak lirik gerçekliğe ulaşmış entellektüel şiirin önderlerindendir..

Yaşamın zorlukları ve dünyanın insanlıkdışı durumu karşısında sinirleri yıpranan Jozsef, 1937 yılında kendini bir trenin altına atarak intihar etti.

 

Flora

Şimdi iki milyarlar zincirlemek için beni
Benden bir çoban köpeği yapmak niçin kendilerine
Fakat iyilik, şefkat ve nicelik duyguları
Göç ettiler onların dünyasından Güney'e.
Artık ışık içinde göremiyorum bu dünyayı
Göremiyorum, deney tüpüne bakan bir doktor rahatlığıyla
Diz çöküyorum, haykırıyorum yenilgimi
Sevgilim, bir an önce gelmezsen yardımıma

Köylü nasıl toprağa muhtaçsa
Yağmura, güneşe nasıl muhtaçsa, muhtacım sana
Bitki nasıl ışığa muhtaçsa
Ve klorofile, fışkırmak için topraktan,
Muhtacım sana, çalışan kalabalık nasıl işe, ekmeğe,
Özgürlüğe muhtaçsa
Ve nasıl avuntuya muhtaçlarsa kuşatıldıklarında
Çünkü gelecek doğmadı daha acılarından.

Bir köye nasıl okul, elektrik
Su, taştan evler gerekliyse
Çocuk nasıl gereksenirse oyuncaklara
Isıtan bir sevgiye;
İşçi için bilincin
Ve gözüpekliğin anlamı neyse
Yoksul için onurun;
Ve bulanık çocuklarına bu toplumun
Bir hayat çizgisi nasıl gerekliyse
Ve nasıl gerekliyse hepimize
Akıl, uyanıklık, yol gösteren bir ışık
Flora! Yüreğimde yerin işte öyle.

Attila Jozsef

AddThis Social Bookmark Button