Vinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo Slider

Sanat ve Şiir

16. MEVSİM

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

Geceye asılan beyazlık,
geceden daha kara bir leke bırakıyordu;
Bir kefenin taşıdığı tüm anlamlarıyla
meyvesi ceset,
Endamı dar, ağacın gölgesinde... {jcomments on}
Meyvesi ceset,
Endamı dar ağacın gölgesinde,
zaman kirpiklerimde salıncaklar kuruyordu.
Ve bir çocuk sallanıyor,
kurulan salıncakta, gencecik  ölmüş...

Çocukluğu öldürülmüş(!)

Sonra Ağzıma dolan küfrü, tükürüyorum
nezaketsiz hayatın içine…
Sonra,
hayatın içerisinden sessiz çığlıklar,
penceresiz yerde, cereyanlara tutuluyor,
Tüylerim diken diken... (!)
Ve sonra  seni severken yalnızlığımda,
bir kalabalık göründü, gözlerime...
Aralarına alıp,
beni sürüklediler, yeni evime(!)
Biliyormusun bir hücrede,
her bir hücrem tutsak...
Ve çözülen zincir sesisin sen.
Ve çözülmeyen dost sesisin sen…
Sen kendi gibi esen rüzgâr sesisin.
Yalnız başına bir fırtına sesisin,
ardından, var olanları sürükleyen...
Komşunun çalan kapı zilisin sen…
Sen dışarının sesisin(!)
Biliyor musun?
Çocuk kokususun sen
ve minibüs kokususun
Kadiköy’de balık ekmek kokususun,
deniz kokususun sen…
Sen dışarısı kokuyorsun…

 

Görüyorsun,
bir mektup uzaklığı koydular, aramıza...
Ki, tüm mektuplarımın  üzeri karalamalı şimdi biliyorum,
Cümlelerinden kalan birkaç kelimedir,
bir koca yalnızlığın gururunu sana anlatan.
Bilenler dışında, kimse anlamaz...
Asıl o, üstü karalanan namuslu cümlelerdir,
gerçeğin aydınlık yüzü.
O üstü karalanan cümlelerde,
"‘sevgi’li yine haklısın" demiştir.
"Dayan" demistir...
"Gelecek güzel günleri düşün" demiştir…

Unutmadım,
çocukluğumda,
oyundan oyununa koştuğum şehirde
nerede bıraktım çocuk olmayı,
unutmadım...
Hak yoktu,
adalet yoktu,
bakışlarımın yokluğuna değdiği mevsimdi, anne!
Aralık ayıydı.
Aralık ayıydı, ayrıldık.
Bir aralıktan ansızın,
ondokuz mevsim sızdı,
anne!
Ve  yine çürük bir mevsim geldi çattı işte, anne!


Mansur Başusta

 

AddThis Social Bookmark Button