Vinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo SliderVinaora Nivo Slider

Example of Section Blog layout (FAQ section)

Düzene Kul Köle Olan Metropol-Karerliler!

'.......Demek oluyor ki; Karerliler hala Karerli olarak anılarak ayakta kalmak istemiyorlar. Birbirlerine yaslanarak atalarının yaptığı gibi güçlü bir şekilde çocuklarına sahip çıkmak istemiyorlar. Yani; Karerli kalarak gücünü birbirlerinden almak istemiyorlar......'

 

 Akp gericiliği, ülkeyi kendi doğrularına teslim etmek için kendisinden ayrı düşünen her kesimi  susturmaya çalışıyor. Demokrasiyi boğazlamaya kalkarken öne sürdüğü ‘İleri Demokrasi” yaygarasıyla Türkiye Halklarını, özelinde de Kürt halkını kendisine kul, köle ederek yönetmek istiyor.

Sözde, darbeler dönemi yargılanmak istenirken diğer yandan da, o dönemleri aratmayan ideolojik savaş dur durmak bilmiyor. Belli ki Akp geleceğinden korkuyor. Yakın geçmişte en güçlü dönemlerinden sonra yok olup giden DP, ANAP, AP, DYP, SHP gibi olmak istemiyor.. Bu yüzden  taptıkları, imam’ın timsah gözyaşlarını kendi gözyaşlarıyla yoğurarak siyasetlerini başarılı bir şekilde sürdürmeye çalışıyorlar..

Özellikle Alevilerin dağınıklığını bildikleri için Dersim katliamını (Büyük umutlarla örgütledikleri, Alevi Çalıştayları iflaz edince!! ) siyasi malzeme olarak kullandılar. Bir yanda özür dileyerek devleti aklamaya çalışılırken, diğer yandan da, Dersim katliamını bir parti tek başına yapmış gibi gösterildi. Bu çelişkiyi bizim görmezden ve bilmezden geleceğimizi zannettiler.. Sözde 12 Eylül’ü yargılayan bu zihniyet, bir yandan da 12 Eylül’ü aratmayan baskılarla kendilerine has olan; ‘İleri Demokrasi’yle mezhepçilik yaparak toplumları karşı karşıya getirmektedirler. Bu tehlikeli oyunda insan hak ve hürriyetini  hiçe sayarak emir-komuta zinciriyle saldırıya geçen gerici hukukçuları da gözardı ertmemek gerek..

En tehlikelisi de, ilericiliğin, devrimciliğin, demokratlığın ve de demokrasinin düşmanı olan emir-komuta zincirli  gericiliktir.

Hukukun arkasına sığınarak hereket eden ve sözde hukuk kurallarına uygun davranan bu baylar, Özel mahkemeler aracılığıyla kendi kuralarına uygun davranmayı, ‘tercih’ olarak seçmişlerdir..

Bu yüzden Avrupa İnsan Hakları Mahkemelerinde açılan onlarca davada haksız ilan edilerek mahküm edildiler..

 .......................

Bu baskılardan nasibini alan Karerliler  uzun yıllardır devletten taraf olmasına rağmen, din, dil, ırk  ayrımına maruz kalarak devlet tarafından sürekli parçalanıp ve yok olmayla karşı karşıya kaldı..

Bütün her şeye rağmen metropollerde yaşamını sürdürmek zorunda olan ve sayıları binleri geçen bu toplum şimdiye kadar ayakta kalmasını bilmiştir.

Ayakta kalmalarının tek nedeni; atalarının attığı temellerin sağlam oluşuydu. Yani: Heser Baba’ya, Bandır Baba’ya,  Karer Baba’ya ve de kırk’ı geçkin ziyaretlere olan  inançla bağlılıklarıydı..

Devlet güçlü olan bu yapıyı da yoketmek için Karerliler arasına çoktan girmiştir. 80 li yıllardan bu güne örgütlediği Karerlilerle birlikte hareket etmektedir. Karer Halkının onuruyla oynayıp,  parçalamaya çalışmaktadır. Özellikle, Karerliler arasında kin, nefret ve düşmanlık tohumlarıyla birbirine düşman ettirerek Karerlileri birbirine düşürmektedir. Bunun örneklerini çoğaltarak tek tek yazmaya kalksak yazı dizisi olacağını hepimiz çok iyi biliyoruz..

Sözü fazla uzatmayalım.. 

Gelelim bugüne..

Ard, arda tutuklanan Karerlilere, yani; Turabi Kışın, Nazire Güreş, Emrah Emekçi, Yeknur Yurtsever’e Karerlilerin sessiz kalmalarının nedenleri mutlak bir şekilde tartışılmalıdır..

Çağdaş birliği yakalayamayan Türkiye’deki Karer Derneklerinin tutuklamalara sessiz kalmaları; örgütlenmenin neresinde  olduklarını  net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Tutuklanmalara çağımızın tek iletişim aracı olan İnternet aracılığıyla Avrupadan gösterilen tepkiyle açılan İmza Kampanyasına sayıları neredeyse 7 bini aşan Karerlilerden 150 Karerlinin katılması, acı gerçeğimizi net bir şekilde ortaya koymaktadır..  Türkiye deki derneklerin sessizliği de,  Karerlilere sahip çıkma anlayışının en düşük düzeyidir.. 

Bu mutlaka tartışılmalıdır.

Daha dinamik, daha özverili, daha anlayışlı ve de daha örgütlü olmayı  başaramayan Metropol-Karerliler; uzatmalara kesinlikle oynamamalıdırlar..

Hele, birbirlerine karşı olan zayıf davranışlarına, yani zaaflarına  kimsenin tahammülü olmamalıdır..

Alevi inancın ayaklar altına alınmak istenişine, konuşulan anadilinin ve kültürünün yok olmasına sessiz ve seyirci kalan günümüz  Karerliler (metropol-Karerliler); inancını, dilini ve de ırkını  hiçe saymışlardır. Bu yüzden çok rahat davranıyorlar..Demek oluyor ki; Karerliler hala Karerli olarak anılarak ayakta kalmak istemiyorlar. Birbirlerine yaslanarak atalarının yaptığı gibi güçlü bir şekilde çocuklarına sahip çıkmak istemiyorlar. Yani; Karerli kalarak gücünü birbirlerinden almak istemiyorlar...

Korkunun ne ecele, ne de geleceklerine faydası var..

Kesinlikle kimse başka yerlere yaslanarak kendisini aklamaya kalkmasın.

Yarın sıra size gelirse de şaşırmayın.

Kemalizmi zayıflatarak güçlenen gericilik, 12 Eylül’le birlikte bütün Generalleri yargılamaya koyuldu..

Araplaşmaya açılan bu yolda,

yarın mutlaka bize de döneceklerdir..

Lakin, sırf Alevi olmanız, gözaltına alınmanıza yetiyor, artıyor da..

 

 

İ. Tekin Kılıç....

 

AddThis Social Bookmark Button